2 Temmuz 2010

Çöp içinden çıkan hayat vol 2


tam 3 ay geçti o heyacan dolu günlerin ardından.. ilyas gene aynı ilyas. yani adı hala ilyas ama ya içindekiler..
işte onlar çok değişti günden güne..

öncelikle o anlam veremediği duyguları açıklığa kavuşturdu kendi açısından..arada gecen 3 ay, büyümek için az bir zamandı ama daha çok hislenmesine engel değildi…

ilyaz yaz kış demeden, sıkılmadan bunalmadan ne babadan kalma, ne aile nede başka birşeyden gelme mesleğini zevkle yapıyordu.. hiçbir şeye acımıyordu, acınacak hale gelebileceğini çok iyi biliyordu…

yeni bir güne başladı…hayatının ilk hediyesini, çat kapı almıştı ilyas.. onun şoku hala içinde,”o”nun heyacanı hala içindeydi…

acemi idi ilyas sevmek konusunda..sevdiğinin farkındaydı eşekler gibi…. seviyoruuuuummm diye bağırabilirdi.

ama ya sonrası,

o eksi turk filmlerinde yer alan zengin kız, fakir erkek konusundan ne farkı vardı..

yoktu! o filmlerdeki gibi gururu vardı.. inadı vardı.inadı inattı…

aklına birden ona verdiği “o” hediye geldi.. ne şanslıydı o gün.. çöp kutusunu kaldırmış ve içinde daha önce görmediği güzellikte çiçeklerle karşılaşmıştı.. yettiği kadarını almış kendi elleriyle hazırlamış demet yapıp vermişti ona mer…ha…ba diye..

ortası günesin kızı parlaklığında sarı olan ve etrafı küçük beyaz yapraklarla donalı çiçek vardı içinde…kırmızı yapraklı çiçek vardı.. kokusu olan güzel çiçek…adına şarkılar yapılan lale vardı rengi malum.. hani dilinden anladığımız sehri bize sevdiren çiçek… lale… sapsarı aynı güneşin kızı…

aynı…

ne guzel gunlerdi…

uykulu gözlerle dönüp durduğu rüyasından uyanır uyanmaz yeni bir iş günü bekliyordu onu.. yine aynı koşturma…

onu görmeyelı diğer herseyde olduğu gibi 3 ay olmuştu…3 koca ay..

sıcaktı ve yoluna devam edemedi.. bir burukluk kapladı içini o çiçekleri bulduğu çöp kutusunu gorunce.. kapağını açıp içine bakmak ıstemedi.. yıkılsın istemedi hayalleri içindeki çöpleri görünce… yoluna devam etti.. etmez olaydı…

etmez olaydı.. gözleri kör olaydı…

ağlamasına sebep olmasaydı.

keşke keşke keşke….

böyle mi görecekti. aylar sonra tam 3 ay sonra.

gözleri boncuk ve ıslak evinin yolunu tuttu… bugün para kazanamamıştı.. dedi ki…
“ey kalbim!! söyle bana nere gidem”

titriyordu ama üşüdüğü için değil.. ilyas hala o kutuların üstünde uyuyordu kendi üstü ise hala bostu..kafasını sol yanına cevirdi bir sabah ansızın yüreği agzındayken ona verilen çerçeveye baktı..gözleri gene doldu.. aklı az önceki görüntüye gitti.. eline aldı çerçeveyi küçük parmaklarla küçük yüzü düzeltti.. gerçekmiş gibi saçları ile oynadı.. ve hiç tahmin etmediği şeyi yaptı aklı ile değil duyguları ile hareket etti ve çerçeveyi yerinden kaldırdı…

hayal kırıklığı bu olsa gerek
aşk acısı bu olsa gerek

ilyas, hislerine ara verdi...

Hiç yorum yok: